Hem dünyada hem de Türkiye'de kadın istihdamı, güçlü bir ekonominin temel taşlarından biri olmayı sürdürüyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, şirketlerin “pembe yaka” olarak adlandırılan kadın çalışanlara karşı tutumları hala gündemdeki tartışmalardan biri haline gelmiş durumda. Bazı firmalar, kadın çalışanları destekleyen eko-sistemler kurarken, bazılarının yaklaşımı ise “pembe yaka yeşil cam” olarak sınıflandırılıyor.
Bağımsız araştırma kuruluşu AGS Global tarafından Türkiye'nin en önemli şirketlerinden erkek ve kadın üst düzey yöneticilerin katılımıyla yapılan bir araştırma, bu konuda dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor.
Çeşitlendirilmiş Bakış Açısı ve Daha Adil Bir Çalışma Ortamı
Kadın ve erkek katılımcıların anketten eşit şekilde temsil edildiği bu araştırmada, her 10 iş insanından 9’u (%91,6) kadınların daha fazla iş gücüne katılması gerektiğini savunurken, yalnızca bir katılımcı (%8,9) bu görüşe katılmıyor.
Kadın istihdamındaki artışın sağlayacağı faydalar arasında bakış açısındaki çeşitlilik (%84,4) ve daha adil bir iş ortamı (%75,6) öne çıkıyor. İlk faktör erkekler (%86,4) tarafından, ikinci faktör ise kadınlar (%86,4) tarafından daha fazla önemseniyor.
Cinsiyet Eşitliği İş Dünyasında: Değişim Rüzgarları Esti
İş dünyası temsilcilerinin %35,6’sı cinsiyet eşitliği açısından iş ortamını kötü bulurken, diğer %35,6’sı ise durumu ne kötü ne de iyi değerlendiriyor. "İyi" şeklinde bir değerlendirme yapanların oranı %13,3 ile sınırlı kalırken, "çok kötü" diyenlerin oranı %15,6’ya yükseliyor. Kadın katılımcıların %63,7’si olumsuz değerlendirme yaparken, erkeklerde bu oran %40,9 olarak kaydediliyor.
Öte yandan, katılımcıların %62,2’si şirketini “kadın çalışan dostu” olarak tanımlarken, bu oran erkeklerde %81,8’e çıkıyor; kadınlarda ise %45,5’e düşüyor. “Hayır” diyenlerin oranı genelde %17,8 iken, kadınlarda bu oran %22,7’ye, erkeklerde ise %9,1 düzeyine ulaşarak farklılık gösteriyor. Kararsız kalanların oranı ise her 5 iş dünyası temsilcisinden birini temsil ediyor.
Ana Problemler: Ücret Eşitsizliği
Katılımcıların yaklaşık üçte biri (%31,1) "pembe yakalıların" iş pazarında karşılaştığı en büyük sorun olarak ücret eşitsizliğini belirtirken, bu konuyu iş-yaşam dengesi ve kariyer gelişimi (%26,7) takip ediyor. “Herhangi bir sorun yaşamıyorum” diyenlerin oranı ise %13,3 ile sınırlı kalıyor.
Kadınların perspektifinden bakıldığında, ücret eşitsizliği (%54,6) ve kariyer %40,9) sıralamada ilk iki sırayı alıyor; erkekler içinse kadınların en büyük problemi çocuk bakımına yönelik haklara erişimdeki zorlukları (%36,4) oluşturuyor.
10 Şirketten 4’ünde “Pembe Yaka” Alarmı Yok
Katılımcıların %42,2’si şirketlerinde kadın çalışanlara yönelik ayrımcılığın önlenmesine yönelik sistemlerin mevcut olmadığını belirtirken, %28,9’u olumlu bir yaklaşım sergilediklerini ifade ediyor. %28,9’luk kısım ise böyle sistemlerin varlığından haberdar olmadığını belirtiyor.
Katılımcıların iş yerindeki kadın çalışanlara tavsiye puanı ise 10 üzerinden 7,58 olarak belirlenirken, erkeklerde bu oran 8,55 iken, kadınlarda 6,91’e düşüyor.
Üst Düzey Yöneticilerin Tercihi: Cinsiyet Önemsiz
Araştırmaya katılan 10 iş dünyası temsilcisinden 6’sı (%62,2) çalıştıkları departmandaki kadın veya erkek ile çalışmanın kendileri bakımından fark yaratmadığını ifade ederken, %24,4’ü kadın çalışanla; %8,9’u ise erkek çalışanla çalışmayı tercih ediyor. %4,4'lük kesim ise tercihlerini robot veya yapay zeka ile çalışma yönünde belirtiyor.
Diğer yandan, kadın çalışanların %31,8’i yalnızca kadınlarla; %9,1’i erkeklerle çalışmakta istekli olduğunu belirtirken, erkekler açısından bu oranlar sırasıyla %18,2 ve %4,6’yı kapsıyor. Robot veya yapay zeka ile çalışmayı tercih edenlerin tümü ise kadınlardan oluşuyor.
Son olarak, kadın istihdamı konusunda cinsiyet temelli mobbinge yer verilmemesi, daha fazla iş gücü tereffüzü, eğitimde eşit fırsatlar ve aile destekleyici politikalar öneriliyor.
İlerlemek İçin Daha Yapacak Çok Şey Var
8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi gerçekleştirilen bu kapsamlı araştırmanın sonuçlarını değerlendiren AGS Global Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, şirketlerin pembe yaka dostu olmalarının yanı sıra tutum ile davranışlar arasında anlamlı bir boşluk bulunduğuna dikkat çekti. Güler, "Kadın istihdamının önemi vurgulanırken ve farklı projeler hayata geçirildiğinde bu çok değerlidir. Ancak, bu adımların samimiyetinin ve etkinliğinin sorgulanması gerekmektedir. Zira, kadın çalışanların ücret eşitsizliği, kariyer engelleri ve kreş gibi temel ihtiyaçlara erişimdeki sorunlar hâlâ devam etmektedir. Bu durum, şirketlerin daha kararlı ve samimi adımlar atması gerektiğine işaret ediyor. Pembe yaka dostu bir yaklaşım, yalnızca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde değil, yılın her günü kadın çalışanların haklarını savunmayı ve potansiyellerini en üst seviyeye çıkarmayı beraberinde getiriyor. Aksi takdirde, iş dünyasında pembe yakalıların karşılaştığı sorular çözüme kavuşturulmadıkça, kadın istihdamını artırmak ve adil şirketler oluşturmak hedefleri de gerçekleştirilemez halde kalacaktır." diyerek sözlerini sonlandırdı.
Ahmet Güler, "Şirketlerin pembe yaka dostu politikalarını ve uygulamalarını daha şeffaf, hesap verebilir hale getirmesi, kadın çalışanların seslerini duyurabileceği mekanizmalar oluşturması, ayrıca ayrımcılığa karşı sıfır tolerans politikası izlenmesi gerektiğini belirtti. Unutmayalım ki, kadınların iş hayatında daha aktif rol alması, yalnızca kadınlar için değil, şirketler ve ülke ekonomisi için de büyük kazançlar sağlayacaktır" diye ekledi.